AKILLARA ZARAR O AÇIKLAMA

 

14 MAYIS 2014 TARİHİNDE YAYINLANDI



ERDOĞAN'IN BU AÇIKLAMASI SOMA FACİASINDAN DAHA BÜYÜK BİR FACİADIR

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Soma Belediyesi'nde açıklama yaptı. İşte Erdoğan'ın açıklamasından

BAZI SATIR başları:

"İngiltere'de geçmişe gidiyorum, 1862 bu madende göçük 204 kişi ölmüş. 1866 361 kişi ölmüş İngiltere. İngiltere'de 1894 patlama 290. Fransa'ya geliyorum 1906 dünya tarihinin en ölümlü ikinci kazası 1099. Daha yakın dönemlere geleyim diyorum, Japonya 1914'de 687. Çin 1942, gaz ve kömür karışmanın neden olduğu sayılıyor ölüm sayısı 1549. Değerli arkadaşlar yine Çin'de 1960 metan gazı patlaması 684. Ve Japonya'da 1963'te yine kömür tozu patlaması 458. Hindistan 375. 1975'te metan gazı alev aldı, maden çatısı çöktü ve 372."

Dahası Erdoğan milletin gözünün içine baka baka BU ÜLKELERDE BU TÜR KAZALARIN her zaman OLDUĞUNU meslegin fıtratında ölüm olduğunu ifade ederek sanki hükümetinin bu OLAYLARDA hiç bir sorumluluğu YOKMUŞ gibi çok büyük bir pişkinlikle yukarıda yer alan asırlar öncesi örnekleriyle MEDYA MENSUPLARINIDA madenleri ve gündemi takip etmedikleri gerekçesiyle APTAL yerine koyup suçlayarak her zaman yaptığı gibi Türk milletinin akıl sağlığıyla oynadı

Ancak önemli bir gelişme yaşandı Hükümetin başı Taş devri örneklerine gitmezken Soma'da çiftçilerimize söylediğini söylemedi mesela ölenlerin ailelerine "hadi alın ananızıda gidin" demedi peki ne yaptı!..Allah için yaradanı sığınıp "Soma Tokatını" bastı.O da yetmedi "çivi çiviyi söker" dedi korumaları acıyı acıyla temizleyip markettin içinde vatandaşı 2.80 düzelttiler vatandaşın son durumu nedir ? şu ana kadar bir haber alınamadı!..

Fakat herşeye rağmen ERDOĞAN'ın çok ciddi bir gelişme içinde olduğuda anlaşıldı mesela daha önce işçilerimize "otur otur yerine sen işsiz kal" derdi.Ardından korumalar bodozlama işsizlikten çaresiz bitap düşmüş vatandaşa dalarlardı o gün öylede olmadı.

Erdoğan kibarca "Başbakan'a yuh çekersen tokatıda yersin" dedi..demesinede biz daha çok SOMA TOKATINI yiyip dümdüz olan vatandaşımıza üzüldük keza o gün SOMA'da herkes kendisine "yuh" çekerken alkışlayanda YOKTU..orada vatandaşlara yapılan saldırı ve tek tokat neyi halletti hala daha anlayabilmiş değiliz.

Çünkü Erdoğan'ın geliştirdiği bu anlayışa göre ARABASINI TEKMELEYEN AKP konvoyuna geçit vermeyen tüm Soma efradının halkıyla beraber PADİŞAH usulü FALAKADAN GEÇİRİLMESİ gerekiyordu..

Dolayısıyla Erdoğan'dan tokatı ve sopayı yiyen vatandaşlarımızın ŞANSIZLIĞINA üzülmemek elde değil!.Peki şimdi ne olacak ? Merak etmeyin hiç birşey olmayacak çark etme kültürümüz güçlüdür

Mesela;Eski çevre ve şehirçilik bakanı Erdoğan Bayraktar'a ne yaptırdılarsa vatandaşada onu yaptırırlar nasıl yolsuzluk hırsızlık ve hortum operasyonlarında ortaya çıkan bilgi belgelerden sonra Endişeye kapılıp "Biz ne yaptıysak herşeyi Başbakan'ın Talimatıyla yaptık" diyerek açıkça hırsızlığı yolsuzluğu ve başkalarının üzerinden hazineye taktıkları hortumu itiraf eden eski bakanlardan Bayraktar nasıl ki daha sonra "afferdersiniz yanlışlık oldu" deyip Basbakanlarından aldıkları çark etme kültürünü hiç yüzü kızarmadan muhteşem şekilde nasıl ortaya koymuşsa!. tokatı yiyen vatandaşımıza da bu kültürü bir şekilde ÖĞRETİRLER.. tabii oda bir yanlışlık olduğunu söyleyip gereğini yapar.

İnşallah bu yanlışlığı itilip kakılan tokatı yiyen o vatandaşlarımız değil yazdıklarımızdan dolayı biz yapmış oluruz..O zaman emin olun ki Özür dileriz..

Fakat ne yazik'ki bu dertten de çok muzdaribiz keza şu ana kadar hiç "Özür" dileyemedik !..ama Erdoğan'dan çok küfür duyduk "şerefsizler" bunlardan bir tanesiydi..Çünkü Erdoğan asla PKK ile masaya oturmamış Abdullah Öcalan gibi 30 BİN den fazla insanımızın katlinden sorumlu BEBEK katilleriyle müzakere de etmemişti!.yazarlar çizerler her kim varsa alayı gene "şerefsizdi"...

Çünkü bunları yapan Erdoğan ve hükümeti çok şerefliydi..sonradan ortaya çıkan bilgi belge ve ses kayıtlarıyla MİT MÜSTEŞARININ açıklamaları bize Erdoğan ve hükümetinin ne kadar şerefli olduklarını inanılmaz bir şekilde gösterdi..Vefalı halkımızda bu şerefleri her daim taktir ederken gayri muslim insanlarımızda taktis ettiler ki şu anda kendisi BAŞBAKANIMIZDIR..

Hele bu şeref durumları bazı konularda o kadar ileriye gitti ki durumlar AB-D İngiltere Almanya Israil sayabildiğiniz kadar sayın hepsi için HAPPY END oldu!..hatta o kadar ki "biz kalk gidelim Suriye'ye" derken Yunan dürzüleri Eşek ve Bulamaç adalarımıza bayrak çekip OTURDU..

Cebel'e haklı olarak cenk edenlerin bayramlarınıda Eşek ve Bulamaç adalarımızda geçirmelerini dileriz ancak GİDERKEN artık yanlarında unutmamaları gereken birşey var ki oda PASAPORTLARI dır..


"Her şey iyi güzel de şimdi burada bizim duyamadığımız gerçek nedir?" şeklinde bizde Erdoğan'dan örnek aldığımız feyzle çark edip yukarıdaki facianın aslını astarını yazalım..

Birincisi Erdoğan'ın toplantıda söylediği gibi mesleğin fıtratı olmaz insanın fıtratı olur onun da fıtratında ölüm vardır..Soma faciasında ki bu fıtrat hükümetin ihmalidir tüm uyarılara rağmen ihmal katliama neden olmuştur.

Konuyla ilgili CHP nin verdiği MHP ve BDP kabul ettiği AKP oylarıyla reddedilen araştırma komisyonu önergelerinden önce DEVLET DENETLEME KURUMU'nun 3 YIL önce yazdığı uyarı dolu raporlar vardır Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Raporları henüz alınan bilgilere göre yerinden kalk gidelim olmamıştır olduysada keza Cumhurbaşkanının açıklamaları vardır..

Meclis ARAŞTIRMA Komisyonu talebi konuya dikkat çekilmesi gayretleri Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Raporlarından sonradır.. Dolayısıyla Erdoğan hükümeti sorumluluktan kaçamaz Soma'nın kömür karası nereye gitseler yüzlerindedir.Sadece bir şirketi suçlayarak Soma faciası kapatılabilecek bir facia değildir.Bugün kapansa yarın kolayca açılabilecek niteliktedir.

Ayrıca ölen sayısıda sadece Enerji Bakanının yaptığı açıklamaları ve ifade ettiği rakamları düşündüğünüzde son derece kuşkuludur ölen sayılarıyla açılan mezarlık ve defin ruhsatı alanlar arasında farklılıklar vardır.Hiç ortada olmayan yani ne ölüsü nede dirisi bulunamayan madencilerimiz konusunda aileleri devletin yardımı beklemektedir.Hal böyleyken soru işaretleri artmaktadır

Toplantıdan duyamadığınız gerçeklerle ilgili olarak ASIL BÜYÜK YALANI Bir türlü asırlar öncesinden günümüze gelemeyen ERDOĞAN'IN kendisi söylemiş yukarıda örneklendirdiği gelişmiş ülkelerde böyle felaketlerin HER ZAMAN OLDUĞUNU BUYURMUŞTUR

Erdoğan'ın asırlar öncesi bu ve benzeri örnekleri olsa olsa sorumluktan kaçmak katliamı ört bas etmek demektir.Dolayısıyla Erdoğan'ın toplantıda bir türlü Milenyuma gelememesinin sebebi AÇIKTIR çünkü bugün artık günümüzde ve özellikle Erdoğan'ın örneklendirdiği ülkelerde bu türlü maden kazaları ve bundan doğan insan kayıpları yok denecek kadar azdır

Burada bilinmemesi istenen GERÇEK milyon ton başına kömür üretiminde meydana gelen insan kayıplarında TÜRKİYENİN Avrupada Birinci Dünyada ise Üçüncü OLDUĞUDUR

Keza AKP'nin destekleyip getirdiği Madenlerde TAŞERON sistemi göstergelerdeki bu OLUMSUZ luğa ciddi katkı sağlamıştır.Gözden kaçırılmak istenen asıl meselede budur..

Çünkü özel işletilen maden ocakları ayrımında bakıldığında milyon ton üretim başına düşen ölüm sayısının özel işletmelerde daha fazla olduğu görülüyor..

Örneğin: 2008-2010 yılına geldiğinizde üretilen milyon ton kömür başına insan kayıplarından bir kaçını yazarsak; ABD:0,02 Çinde:1,74 Türkiyede:7,22 dir dolayısıyla artık gelişmiş olan ülkelerde bu ve benzeri kazalar yok farzedilecek kadar azdır.

Sonrasında bu ülkelerde maden işçilerinin aldığı ücretler ülkemizle kıyaslanamayacak ölçüde FAZLADIR..

Hangi kaynağı doğru kabul ederseniz edin özellikle milenyumdan sonra bu oranların üç aşağı beş yukarı aynı olduğunu göreceksiniz.

Erdoğan'ın verdiği örnek ülkeler arasından ABD ve Çin'i seçmemizin nedeni Dünyada ençok üretim yapan ve en başta yer alan ilk iki ülke olmasıdır.Yani bunun anlamı şudur Dünyada en çok kömür üreten ülkelerden bile milyon ton başına insan kaybımız çok fazladır ve AKP iktidarı döneminde giderek artış göstermiştir.

Diğer konuda Erdoğan hükümetini bağlayan önemli bir hususdur. Madenlerde taşeronluk sistemini benimseyen AKP hükümeti 176 nolu ILO sözleşmesinide imzalamamıştır.

“Peki neden imzalanmıyor” diye sorduğunuzda, şunları söylüyorlar: “İşverene belli yükümlülükler getiriyor. İşverenler, iş sağlığı ve güvenliğine her zaman maliyet unsuru olarak bakar".

Diğer taraftan Enerji Bakanı Taner Yıldız demeç veriyor :"Benim bir işçimin hayatı bile buradaki madenden de servetten de daha kıymetlidir"

Timsahın gözyaşları gibi sözlere bizde Durmak Yok !..Yola Devam!..diyelim vatandaşlarımızda yedikleri tokatları tekmeleri artık helal etsinler..ama soma da ama komada ..

 


SOMA MADEN FACİASI GELİYORUM DEDİ
DEVLET DENETLEME KURUMU 3 YIL ÖNCE UYARMIŞ
ERDOĞAN'DAN SOMA TOKATI SONRASINDA KORUMALARDAN İŞLEM GÖREN VATANDAŞ
BAŞBAKAN'A YUH ÇEKERSEN TOKATIDA YERSİN
TEKMECİ MÜSTEŞAR ÖZEL KALEM MÜDÜR YARDIMCISI YUSUF YERKEL

Casus Gazetesini Tıkla  

istiklal marsimiz ve bayrak


Share to Facebook Share to Twitter Share to Google width= Share to Blogger Share to Wordpress metinozkanvadisi rss