FETHULLAH'IN COPLARI BÖYLE ÇALIŞIYOR

E. GAZİ ÜTĞM. AVUKAT SERDAR ÖZTÜRK'ÜN EL VE PARMAK İZLERİ SİLİVRİ 2. SULH CEZA MAHKEMESİ'NİN 2009-593 SAYILI "EL VE PARMAK İZİ" KARARINA RAĞMEN, BASKI İLE ZORLA ALINDI.

KONUYA İLİŞKİN OLARAK AVUKAT SERDAR ÖZTÜRK'ÜN BASIN AÇIKLAMASI AŞAĞIDADIR.

KALEMİNİ, ONURUNU SATMAMIŞ BÜTÜN MEDYA KURULUŞLARINA, GAZETECİLERE KAMUOYU HUZURUNDA DUYURULUR.

“Kamuoyunda "Ümraniye/Ergenekon" adı ile bilinen soruşturma kapsamında, ofisimden çıktığı iddia edilen gizli belgeler ile mermileri ilk defa 06.06.2009 tarihinde hakim Metin ÖZÇELİK huzurunda yapılan tespitte gördüm.

El konulan gizli belgelerin ve mermilerin tarafıma ait olmadığını, bu delillere kimsenin el sürmemesini talep ederek, tespit esnasında, herkesin ameliyat eldiveni giymesini ve derhal bu deliller üzerinde parmak izi inceleme yapılmasını hem hakimden hem de yazılı olarak savcı Zekeriya ÖZ' den talep ettim.

Ancak bu parmak izi incelemesi yapılmadı.

Kasten lehe olan delillerin karartıldığı iddiası ile savcı ÖZ hakkında HSYK.ya suç duyurusunda bulundum Bu hukuka aykırı eylemleri nedeni ile savcı ÖZ hakkında soruşturma açılmıştır ve halen soruşturma devam etmektedir
.

Bugüne kadar,

Soruşturmanın emniyet içinde yabancı bir gizli servis tarafından angaje edilmiş, belli bir cemaate mensup polisler ve ABD tarafından fonlanan TARAF gazetesi tarafından karatılmaya çalışıldığını, askeri casusluk yapıldığını, sahte belgeler ve el konulan dijital veri depolama aygıtlarına emniyette geriye dönük içeriği suç teşkil eden bilgiler yüklenerek hedef alınan kişilerin tutuklanmasının sağlandığını açıkça ileri sürerek, bu polisler hakkında 10 dan fazla suç duyurusunda bulundum.

Halen tutuklu olarak bulunduğum SİLİVRİ 5 NOLU L TİPİ CEZAEVİNE, ilk olarak 26.10 2009 tarihinde, ellerinde herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın gelen polisler tarafından parmak izim alınmaya çalışılmış ise de, kendileri hakkında suç duyurusunda bulunduğum için delil üretmelerinin önüne geçmek maksadıyla soruşturma tamamlanıncaya kadar polise parmak izi veremeyeceğimi gardiyanlara belirterek polisi geri gönderdim.

Bu işlemle, haklarında çok sayıda suç duyurusunda bulunduğum polisin aleyhimde delil üretmek maksadıyla parmak izi örneklerimi aradığı ortaya çıktığından, ilgili tüm kurum ve savcılıklara dilekçe yazarak, lehe olan delilleri toplayacak bir savcı atanması için yazılı talepte bulundum.

Bu bağlamda, ofisimde kimlerin keşif yaptığının bilindiğini, ofisime mermi ve gizli belgeleri yerleştirenlerin bulunmasının gayet kolay olduğunu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına mukayese için parmak izi örneğimi verdiğimi, buna rağmen polisin parmak izimi almasının, sadece aleyhimde delil üretmeye matuf olduğunu öne sürerek, lehe olan delilleri toplayacak bir savcı atanmasının sağlanması için, Adalet Bakanlığından, HSYK.dan Yargıtay C. Başsavcılığından, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığından ve TBMM Adalet komisyonu Başkanlığından yazılı olarak talepte bulundum.

Bu talebime bugüne kadar cevap verilmedi.

Ancak, İstanbul C. Başsavcılığı'na 02.12.2009 tarihinde gönderdiğim; "Behçet OKTAY cinayetinin ZİR VADİSİ ve GÖLBAŞI' nda bulunan silahlar ile ilgili olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunduğunu, bu cinayetle ilgili Recai BİRGÜN adlı şahsın ifadesinin alınması ve adı geçen şahsın yurt dışına çıkışının yasaklanmasını",

"Ofisimin keşfini yaparak, belgeleri yerleştiren kişilere veren şahısların kimler olduğu" ve "KAFES PLANI" adlı bilgilerin emniyet içinde bu soruşturmayı karartmaya çalışan bir ekip tarafından Levent BEKTAŞ' in CD.lerine el koyma anında "TALEBİNE RAĞMEN" kopyası verilmeyerek, sonradan yüklendiğini, bu şekilde ihbar mailleri ve sonradan yüklenen bilgiler "MAYMUNCUK" gibi kullanılarak TSK.nin istenilen birliğine operasyon yapıldığını, emniyet tarafından hazırlanan soruların ÇOĞUNUN iddia edilen eylemlerle ilgisi bulunmadığı, daha çok biyografik istihbarat toplamaya ve askeri casusluğa yönelik olduğunu, böyle bir saçmalığın Afrika'da bile söz konusu olamayacağını, bu nedenle, emniyete gizli servis sızması bulunduğunun ortaya çıktığından,

CD.lerin derhal TEM.den getirilerek askeri uzmanların denetiminde MİT' in casusluğa karşı koyma birimi görevlilerince İTÜ laboratuarlarında incelemesinin yaptırılarak, kafes planına ilişkin bilgilerin el koyma işleminden sonra yüklenip yüklenmediğinin tespit edilmesine" ilişkin talepleri içeren üç ayrı dilekçenin hemen akabinde,

03.12.2009/Perşembe günü, saat 16.15' te tutuklu bulunduğum Silivri 5 numaralı cezaevine gelen polisler tarafından, savcı Zekeriya ÖZ' ün ve Silivri savcısı Necip DOĞAN' in talimatı ile, 5271 sayılı CMK.nun 81 nci maddesine aykırı olarak RIZAM OLMAKSIZIN, ZOR KULLANILARAK PARMAK İZLERİMİN ALINACAĞININ belirtilmesi sonucu, haklarında suç duyurusunda bulunduğum polisler tarafından BASKI ile parmak izlerim alınmıştır.

Bu nedenle, adı geçen savcılar ile açıkça CMK ya aykırı olan bu işlemi denetleyip önlemekle görevli iken, görevlerini yapmayarak kanuna aykırı eylemlere sebebiyet veren Silivri C. Başsavcısı ve özel yetkili başsavcı vekili Turan ÇOLAKKADI hakkında HSYK na suç duyurusunda bulundum.

Bu işlem "PARMAK İZİ İNCELEMESİNİN, KİMLİĞİN TEŞHİSİ İÇİN GEREKLİ OLMASI HALİNDE" yapılmasını öngören CMK.nun 81 nci maddesine açıkça aykırıdır Ayrıca, CMK.da muvafakat olmadığı takdirde, ZORLA PARMAK İZİNİN ALINABİLECEĞİ şeklinde bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Benim KANDİL DAĞI' ndan gelen, kimliğinin ne olduğu dahi bilinmeyen "sözde" barış elçisi olmadığım, bu ülkede 11 yıl devlet memurluğu yaptığım, dokuz ( 9 ) yıldır da Ankara'da serbest avukatlık mesleği ile iştigal ettiğim nazara alındığında, KİMLİĞİMİN TEŞHİSİNDE bir sorun bulunmadığı çok açıktır.

Kaldı ki, ben daha önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığını talebi üzerine, mukayese için Adalet Bakanlığı görevlilerine parmak izi örneklerimi verdim.


Dolayısı ile parmak izi incelemesinden kaçmadığım gibi bu işlemi talep eden bizzat benim.
Sorun, emniyet içinde her turlu suçu işleyerek bu soruşturmayı yönlendirmeye karartmaya çalışan ETKİN ve GÜÇLÜ bir şebekenin varlığıdır.

Bu nedenle, parmak izimin emniyet tarafından alınması demek, bundan sonra, emniyet içindeki bu şebeke tarafından gömülecek silahların, patlayıcıların, üzerinde benim YAPIŞTIRMA parmak izimin çıkması ve bu parmak izlerinin kimyasal analizler yapılarak yapıştırma olduğu ortaya çıkana kadar da,TARAF gazetesi ve STV gibi artık deşifre olmuş, kaos yaratıcısı misyoner medya tarafından da hedef gösterilerek psikolojik harp yapılması demektir.

Kamuoyuna saygıyla deklare ederim.”

KALE BİLE ALINMAYAN MAHKEME KARARI

T.C.
SİLİVRİ
2.SULH CEZA MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
DEĞİŞİK KARAR



TALEP EDEN : Silivri C.Başsavcılığı
TALEP : Parmak izi alınması izin.
TALEP TARİHİ : 03/12/2009
KARAR TARİHİ : 03/12/2009
Silivri C..Başsavcılığının 03/12/2009 tarih 2009 1497 l al. Sayılı yazılan ile Şüpheli Serdar OZTURK' ün parmak izinin alınmasına muvafakat etmediği ve parmak izi vermediğinden bahisle. CMK' nun 75. ve 76. maddeleri gereğince şüphelinin parmak izinin alınmasına karar verilmesi talep edilmiş olmakla:
Evrak incelendi:
…..
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle:
I-Silivri C.Başsavcılığı'nca şüphelinin CMK' nun 75 ve 76 maddeleri gereğince, parmak izinin alınması yönündeki talebinin, söz konusu talebin CMK' nun 75 ve 76. maddelerine ilişkin olmaması, CMK' nun 81 Maddesi gereğince, parmak izi ve avuç içi izinin C.Savcısının emri ile resen yapılabileceği göz önüne alınarak TALEBİN REDDİNE
2-Evrakın gereği için C.Başsavcılığına iadesine.
Dair: evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda 7 gün içinde Silivri Asliye Ceza Mahkemesine itiraz yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 03.12.2009


MUHTEMELEN “SAHTE İMZALI-MÜHÜRSÜZ
ZEKERİYA ÖZ RESMİ YAZISI


(GİZLİ VE KİŞİYE ÖZEL İBARESİNE DİKKAT!..)

GİZLİ
KİŞİYE ÖZEL


T.C.
İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI (CMK. 250. MADDE İLE YETKİLİ)
Soruşturma No: 2008/17560 3.12.2009

SİLİVRİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan 2008/1756 sayılı soruşturma kapsamında Silivri 5 Nolu L Tipi cezaevinde tutuklu olarak kalmakta olan Abdülhamit-Başak oğlu, 1968 doğumlu, Mersin Akdeniz nüfusuna kayıtlı Şüpheli Serdar ÖZTÜRK'ün bürosunda yapılan aramalar ile ilgili olarak bürosundan ele geçirilen malzemelerin üzerinden parmak izi alınmasını talep etmiş, konu ile ilgili olarak 26.10.2009 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğünden gelen görevlilere parmak izi vermemiş olup bunun üzerine şahsın cezaevine girerken alınmış olan parmak izleri ceza infaz kurumundan istenilip alınmış ancak bu parmak izlerinin,

incelemeye esas teşkil edecek karakteristik özelliklerinin belirgin olmadığından dolayı talep edilen karşılaştırma işlemi yapılamadığından dolayı, İstanbul Kimlik Tespit ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünden gelen 175667 ve 226828 Sicil Sayılı görevlilere cezaevinde Şüpheliden parmak izinin alınması için uygun ortamın sağlanarak, gerektiğinde infaz koruma memurlarının da yardımcı olması hususları

Rica olunur.

Zekeriya ÖZ-35837
İstanbul Cumhuriyet Savcısı

 


TAKLİTÇİLER KİM ? AMAÇLARI VE BU SESSİZLİĞİN SEBEBİ NE ?


Sizlere bu yazımda çok şey söylemeyeceğim. Sadece Savcı Zekeriye ÖZ’ün bazı imzalarını ve imzalarının hangi belgeden alındığının bilgisini VE ÖRNEKLERİNİ vereceğim. Bu konuya daha önce değinmiştim ama bu günlerde bir kez daha değinmek zorunda kaldım.

Keza,Fetullah’ın Copları Zekeriya ÖZ’ün imzalarını taklit ederek kendi planladıkları pislikleri gerçekleştiriyorlar

Bu melanet, YARGIYA intikal etmiş durumda ama nedense kimseden ses yok, Savcı Zekeriya ÖZ’den, Adalet Bakanlığı’ndan, İçişleri Bakanlığı’ndan, Başbakanlık’tan, Çamur Atmaktan ve çoraplarına ismi ile makamını işletmekten Sorumlu Armenian and Kurdish Party Genel Başkan Yardımcısı’ndan, salya sümük zırlamaktan ve şaklabanlıktan sorumlu bir başka nazırdan, özellikle de MEDYA’dan.

Şimdi sizlere soruyorum, bütün bunların anlamı nedir? Cumhuriyet Savcılarımız nerede? Adalet nerede? Hukuk nerede? Bu milletin ırzı olan YARGI kimin elinde rehine?


ÖZÜM ZEKERiYA KiMDiR tikla
TARAFLARI BELLi CASUS GAZETESi tıkla
TÜRKiYENiN EN AHLAKSIZ ADAMI tikla

 

 

İŞTE HUKUK KATLİAMI’NIN KILIFI (!)

T.C.
SİLİVRİ
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
03/12/2009 TALİMAT NO : 2009/1497

5 No.lu L Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumu'na
SİLİVRİ


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının C.Başsavcılığımıza hitaben yazmış olduğu 03/12/2009 tarihli yazı ve Silivri Sulh Ceza Mahkemesince verilen 2009/593 d. İş nolu karar yazımız ekinde ve elden olacak şekilde İstanbul Kimlik Tespit ve Olay yeri şube müdürlüğünde görevli 175667 ve 226828 sicil no lu polis memurları ile gönderilmiş olup talimata konu yazıda belirtilen ve halen infaz Kurumunuzda tutuklu olduğu anlaşılan Abdulhamit ve Başak oğlu 1968 d.lıı Mersin Akdeniz nüf. Kayıtlı Serdar ÖZTÜRK ün öncesinde bürosunca yapılan arama ile ilgili olarak ele geçirilen malzeme üzerinde mukayese yapılması amacı ile yazımız ile BİRLİKTE GÖNDERİLEN GÖREVLİLERCE RIZASININ OLUP OLMADIĞINA BAKILMAKSIZIN PARMAK İZİ VE AVUÇ İÇLERİ İZLERİNİN ALDIRILARAK alınan parmak izlerinin yine görevli olan Polis memurlarına tesliminin sağlanarak konuya ilişkin tutanağın talimat evrakına eklenmek üzere;

C.Başsavcılığımıza gönderilmesi rica olunur.

C.Savcısı 42542
Necip DOĞAN
Eki- Talimat yazısı ve Sulh Ceza Mahkemesinin Değişik iş nolu kararı

BU iMZALAR YAŞMIDA KURUMU SiZ KARAR VERiN !..GERÇEK OLAN SUDUR Ki TOPLUMUN GOZBEBEGi PEK ÇOK iNSANIMIZ ERGENEKONCU TERORiST DENiLEREK BiR GECEDE AKIL ALMAZ BASKINLARLA SUÇLARINI BiLE BiLEMEDEN TOPLANIP iÇERiYE TIKILDILAR

 


istiklal marsimiz ve bayrak


Share to Facebook Share to Twitter Share to Google width= Share to Blogger Share to Wordpress metinozkanvadisi rss