HASDAL KURMAY BAŞKANLIĞI
NEDEN GÖREVDE !..






HASDAL KURMAY BAŞKANLIĞINDAN AÇIKLAMA

Sayın Başkan, Sayın üyeler,

Dijital bir terör saldırısıyla iftiraya uğradık. Gerçeklerin ve bu (saldırıları yapan) hainlerin ortaya çıkarılması için mahkemenize sığındık. Adaletin yerini bulmasını bekliyoruz. Ama adaletiniz gecikiyor ve sahte dijital verilerle adaleti kandıran (mahkemenizi aldatan) bu hainler cesaret alıyor, ardı ardına yeni komplolar kuruyorlar. Amaçları bellidir, önce Türk Silahlı Kuvvetlerini yok etmek ardından ülkemiz üzerindeki hayallerini gerçekleştirmek!

Akıl ve bilimden uzak (uydurma) bir iddianame ile yargılanıyoruz, bu şekilde adaleti bulmak Bu iddianamede kasıt vardır, kin ve nefret vardır. İddia makamı ve (bazı)emniyet yetkilileri bu iftiraları adeta sahiplenmişler ve üzerine yeni ithamlar eklemişlerdir. Türk adaleti ne yazık ki aldatılmıştır. Hukuk, kin ve intikam için kullanıldığında özgürlükleri yok eden ve zulme dönüşen en tehlikeli cinayet silahıdır. Bir merkezden üretilen sahte delillerle orta çağa özgü bir cadı avı gibi Türk Milletinin ordusunun kahramanları, pusular kurularak bir bir kalleşçe avlanmaktadır.

Buradan haykırıyorum, ülkemizi bayrağımızı, milletimizi ve Cumhuriyeti sevmek suçsa biz suçluyuz. İftiracılar kursunlar bu salona idam sahpalarını, kendi ipimizi kendimiz çekelim, ateşlesinler kahpe silahlarını göğsümüzü siper edelim, çünkü ülkemizi sevmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Bu ülkeye olan sevgimiz kalplerimizde asla bitmeyecektir. Tanrım yüce Türk Milletini ve onun cennet vatınını korusun.

Bu yapılan hukuk cinayeti karşısında asla susmayacağım. Bizler çirkin bir iftiraya uğradık. Hukuka güvendik ve sığındIk, ama hukuk sesimizi duymamaktadır. Bizleri asıl üzen, bize kurulan bu tuzağı, iftiraları somut delillerle gözler önüne sermemize rağmen geciken adaletinizdir.

İftiralar karşısında sahipsiz kaldık. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, başbakanı, tüm yetkilileri , özgür basını ve aydınları kahramanlarına sahip çıkmamaktadır. Bu kadar zulüm yaşanırken bu ülkede insanlar nasıl evlerine gitmekte, nasıl çocuklarını sevmekte ve nasıl rahatlıkla uyumaktadırlar?

Mahkemenizde gerçekleri haykırmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Bu zulmü ve bizlere yapılan haksızlıkları haykıracağım. Çünkü bu yapılan adaletsizlikler karşısında susarsam benim gerçek tutsaklığım o zaman başlar, çocuklarımın ve sevdiklerimin yüzüne asla bakamam ve hayatımın geri kalanında boynum bükük gezerim.

Sayın başkan,

Hukukun bittiği, akılların tutulduğu, bilim ve mantığın sustuğu noktada, ancak iftira ve hukuk cinayetleri yaşanır. Bizlere atılan iftiralara yönelik hangi somut deliller vardır? Bu iftiraları atanların elinde hayali dijital iftira belgelerinden başka ne vardır? Bu sahte belgelerde yazan deli saçması, uygulanabilirliği olmayan hususların hangisi gerçekleştirmiştir? hangisinin altında gerçek ıslak imza vardır? Aradan 8 yıl geçmiştir, kimin burnu kanamıştır?

Bu salonda sanık olarak karşınızda bulunanlar bu ülkenin sessiz kahramanlarıdır. Onlar ülkeleri için ellerinden gelenin en iyisini yapmışlar ve onurla hizmet etmişlerdir. Bu ülke için seve seve canlarını verecekleri üzerine olan yeminlerine de sonsuza kadar sadıktırlar. Bu kahramanlar belki şimdiye kadar şehit silah arkadaşları gibi ülkeleri için canlarını verememişlerdir; Ama bir çoğu da ölümle yaşam arasında ince çizginin bu tarafında kalmayı son anda başarmıştır. şimdi bir kısmı görevlerini çok iyi biçimde tamamlamış olmanın huzuru içinde çok sevdikleri üniformalarını çıkarmış ve köşelerine çekilmiştir.
Onlar yaptıklarıyla övünmezler. Onları gerçekten tanımak isterseniz, birlikte görev yaptıkları vatan evlatlarına soracaksınız.

Onlar yaşamlarının çoğunu vatana hizmet için sevdiklerinden ve ailelerinden ayrı geçirmişlerdir. şimdi tek istekleri , en önemli anlarında yanında olamadıkları eşlerinin, büyüdüklerini fark edemedikleri çocuklarının yanında olmak, kendilerini affettirmektir. Bu iftiracılar bunu da onlara çok görmüşlerdir.

Sayın başkan, sayın üyeler,

Bu salon kahramanlarla doludur. İftiralarla yok edilmeye çalışılan kahramanlarını, bu çirkin saldırılar karşısında koruyamayan bir hukuk sistemi ve onlara sahip çıkmayan bir (millet) ülke asla ayakta kalamaz.

Bu salonda, kahpece pusuya düşürülen ve ağır yaralanan askerini son nefesine kadar kucağında tutan, onunla dua eden, onu kaybedince Allahım benim de canımı al diye göğsünü açılan ateşe açan kahramanlar vardır.

Bu salonda , pusuya düşen askerleriyle birlikte ağır yaralanan ancak gelen helikoptere ilk önce onları koyarak hastaneye gönderen ve kendisi kan kaybından ölümün eşiğinden dönen kahramanlar vardır.

Bu salonda pusuya düşürülen ve paramparça edilen askerlerini teşhis eden ve geriye kalan parçalarını kendi elleriyle torbalara toplayan ve bu nedenle yıllarca psikolojik tedavi gören kahramanlar vardır.

Bu salonda, kendisine cami bombalama iftirası atılmış, görünüşte ve gösterişte değil, gerçek inananlar vardır.

Özetle bu salonda, karada, denizde ve havada ülke menfaatlerini yılmadan gece gündüz savunan fedakâr subaylar, temiz kalpli, yürekli, sevecen askerler, kahramanlar, yolları gözlenen evlatlar, eşler ve babalar vardır.

Bu salondakilere , uğruna canlarını feda etmeye yemin ettikleri ülkelerinde iftiraya uğramak ve zulüm görmek ağır gelmektedir. Bu salondaki kahramanlar yıllarca görev yaptıkları peygamber ocağına karşı oynanan bu çirkin oyunlara hiç hazır olmadıklarından büyük ıstırap çekmektedirler.

Türk ordusu tarihinde hiçbir zaman böyle kalleşçe bir saldırıya uğramamıştır. Bizler ülkemiz için şehit olmayı bekledik ama bu iftiraları hiç beklememiştik.

Bazı basın kuruluşları, bir kısım kendini bilmezler, Türk silahlı Kuvvetlerinin gücünü kaybetmesinden mutlu olduklarını söylüyorlar. O kişiler bilmezler ki bizler gücümüzü Türk Milletinden alırız. Bu gücümüzün kaynağını da ülke, bayrak, Türk Milletine olan sevgimiz ve Cumhuriyete olan bağlılığımız oluşturur.

Bazı (köşe) yazarlar bizlerin, "birilerine" karşılık esir olarak tutulduğumuzu ifade etmektedirler. eğer gerçekten bunun için tutsak edilmişsek, burada bulunan kahramanlar içinde yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş ve görevlerini tamamlamış birçoğu hasta ve tedaviye ihtiyacı olan emekli komutanlarımız vardır. Serbest bırakın onları! Bizler daha bu ülkeye karşı görevimizi tamamlamadık.Tutsak olarak biz üzerimize düşen görevi yapmaya devam ederiz.

Tekrar ediyorum. suçum bu ülkeyi sevmekse korkmuyorum. Cesurum. alnım açık. tüm sevdiklerim suçsuz olduğumu biliyor. 31 aydır tutukluyum. 31 yıl da yatarım. Ülkeme olan sevgimin karşılığı ölüm ise ona da koşa koşa giderim.

Yüce Türk Adaletine tüm sevdiklerime, silah arkadaşlarıma, komutanlarıma, yüce Milletime saygılarımı sunuyor, onurlu asker selamımı çakıyor, bize bu çirkin iftiraları atanlara, pusuları kuranlara ve Türk adaletini kandırmak isteyenlere gülüp geçiyorum.

Cengiz KÖYLÜ
Hava Kurmay Albay

TIKLA
YUNAN BİZE BÖYLE GÜLÜYOR

 


Tasarim & Grafik:İMECE, TURKIYE
Bu siteyi en iyi IE4.0 ve uzeri browser, 1024x768 ekran genisligi ve yuksek renk modunda izleyebiliriniz.
Her hakki MİLLETİMİZDE saklidir.