DENiZ FENERiYLE ÇALIYORLAR!.

(ALMAN SAVCILIK iDDiANAMESiNiN TAM TERCUME METNi 192 SAYFADIR TIKLAYIP iNDiRiN )

Almanca`dan tasdikli Tercümedir

 


FRANKFURT AM MAIN

BÖLGESEL MAHKEMESİ
N E Z D İ N D E                                                  
S A V C I L I K
Konrad-Adenauer-Staße 20
60313 Frankfurt am Main

Dosya Numarası : 6350 Js 203391/06

ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
 (Bölgesel Mahkeme)
26.  Ceza Hakimliğine
      Frankfurt am Main

İ D D İ A N A M E :
I. Mehmet GÜRHAN,
01.01.1963 Sungurlu/Türkiye doğumlu, Hanauer Landstrasse 513, 60386 Frankfurt am Main adresinde mukim, Türk ve Alman vatan-daşı, evli,

Görevlendirdiği müdafi vekilleri :
Avukat Ünal Kaymakçı,
Marbachweg 350, 60320 Frankfurt am Main

Avukat Jörg R.  Haseneier,
Industriestrasse 5, 56337 Simmern

25.04.2007 tarihinde ve geçici olarak yakalanmış, Frankfurt am Main Yerel Mahkemesinin 23.04.2007 tarihli tevkif müzek-keresine istinaden de, 26.04.2007 tarihinden bu yana tutuklu olarak, Frankfurt am Main- Höchst cezaevinde bulunmakta-dır:
Ceza Muhakemeleri Usül kanununa göre, makamlarca  re’sen yapılacak müteakip mevkufiyet tetkiki tarihi : 17.03.2008 dir.

II. Muhasebeci Firdevsi ERMİŞ,
02.03.1964 Kavak/Türkiye doğumlu, Taunus Strasse 65, 63067 Offenbach am Main adresinde mukim, Alman vatandaşı ve evli,

Görevlendirdiği müdafi vekili :
Avukat Dr. Hanno Durth,
Rundeturmstrasse 12, 64283 Darmstadt,

25.04.2007 tarihinde ve geçici olarak yakalanmış, Frankfurt am Main Yerel Mahkemesinin 23.04.2007 tarihli tevkif müzek-keresine istinaden de, 25.04.2007 tarihinden bu yana tutuklu olarak, Weiterstadt tutukevinde bulunmaktadır:
Ceza Muhakemeleri Usül kanununa göre, makamlarca res`en yapılacak müteakip mevkufiyet tetkiki tarihi : 17.03.2008 dir.

III. Mehmet TAŞKAN,
01.01.1968 Bafra/Türkiye doğumlu, Lachwiesen 43, 63075 Offenbach adresinde mukim, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı
ve evli,
Görevlendirdiği müdafi vekili:
Avukat Ury Popper,
Herrenstrasse 14, 76133 Karlsruhe,
Avukat Dr. Matthes,
Johanna-Kinkel-Strasse 2-4, 53175 Bonn,

20.08.2007 tarihinde ve geçici olarak yakalanmış, Frankfurt am Main Yerel Mahkemesinin 13.08.2007 tarihli tevkif müzek-keresine istinaden de, 20.08.2007 tarihinden bu yana tutuklu olarak, Darmstadt-Eberstadt cezaevinde bulunmaktadır:

Ceza Muhakemeleri Usül kanununa göre, makamlarca res`en yapılması gereken müteakip mevkufiyet tetkiki, şu anda işlem
görmektedir,

haklarında yapılan suç isnadı (suçlama):

01.01.2002 ila 30.04.2007 tarihleri arasında kalan zaman diliminde,
Frankfurt am Main ve diğer kentlerde,
beraberce hareketle,
I.
kendilerine maddi avantaj sağlamak amacıyla, gerçek olmayan
meslek edinircesine ticari olarak yaparak büyük miktarda  malmülk
kaybının müsebbibi olmuş olmakla, yapılan dolandırıcılığın idame-si ile de, birçok insanı malmülk kaybına uğratacak tehlikeyle karşı
karşıya nesneleri gerçekmiş gibi gösterip bir yanılgının oluşması-na, bunu getirmiş olmakla,

sanık GÜRHAN ve TAŞKAN ayrıca,
2- 31 .
hukuken birbirinden ayrı olan 30 fiilde daha ve
herbirinde,
işveren olarak, çalışanlardan kesilen sosyal sigorta ve iş teşvik primlerini gereken makamlara ulaştırmamış olmakla ittiham edilmektedirler (suçlanmaktadırlar).

 

Alman Savcılık iddianamesi FIKRA OLDU;
Gariban hırsızlar EL FENERiYLE çalarken GALANTOR HIRSIZLAR DENiZ FENERiYLE çaliyor (TIKLAYIP iDDiANAMENiN TAM TERCUME METNiNi iNDiREBiLiRSiNiZ TAM TERCUME METiN 192 SAYFA WORD FORMATINDA DOSYADIR )

 

KARAKTER BOYUTU

Deniz Feneri Dosyası Geldi mi?
Ramazan Bayramıydı, Adalet Bakanı Almanya’dan dava dosyasını istediklerini açıklamıştı. 17 Ekimde Alman Adliyesi talep bize ulaştı dedi. Aradan neredeyse bir ay geçti, dosyanın gelip gelmediği bilgisi kamuoyu ile paylaşılmıyor. Daha evvel belirttiğim gibi, hâkim ve savcı tayinlerinin tepesinde, Bakanlık var. AB diyor ki bunu düzeltin. Ülkeyi bölünme noktasına getirecek tüm istekleri anında yerine getiren iktidar, bunu duymazdan geliyor.

 

“Deniz Feneri Derneği Yolsuzluğu” sıradan değildir. Gurbetçi binlerce vatandaşımız, din istismar edilerek dolandırılmıştır. Almanya’da faaliyet gösteren Deniz Feneri ile Türkiye’dekinin organik bağı olduğu iddia makamınca belirtilmiştir. Milyonlarca Euro’nun Türkiye’ye gelmesi bunun ispatıdır. Ana merkezin Türkiye’de olduğu düşünülürse, bizde toplanan milyonlarca Türk Lirasının akıbeti araştırılmalıdır.

Dava dosyası bunun için istenmiştir. AKP iktidarının bizimle ilgisi yok dediği dava, tamamen Türkiye’yi ilgilendirmektedir. Almanya’daki şubedir. Şimdi ne olup bitiyor diye sormayalım mı? Sadece AKP değil, birçok cemaat ve tarikat bu yolla halkın inancını istismar etmeye devam etmektedir. Tamamı araştırılmalıdır. Adeta sektör oluşturulmuştur. Yardım toplama gayesi ile kurulan onlarca kuruluş vardır. Toplanan yardımlar amacına ulaşıyor mu diye İçişleri Bakanlığı inceleme başlatmalıdır.

Hemen hepsi diyor ki: “Bizim denetimlerimiz yapılıyor”. Yuvarlak bu lafa inanmayın. Okullarda yardım dernekleri vardır. Velilerden yardım adı altında para toplar. İki yılda bir illerde Emniyet Müdürlüğü dernekler şubesi buraları denetler. Neye bakar biliyor musunuz? Gerekli evraklar, defterler tutulmuş mu? Yasalara uygun mu toplanıyor para diye? “Toplanan meblağ nereye gitmiş” değildir söz konusu denetlemenin amacı.

Bahsi geçen derneklerin uyduruktan, kurum dışından yönetim kurulu vardır. Onlar sadece imza atar, okul parayı nereye harcar bilgisi yoktur. Okullar bu paraları yemekte manasında değil bu satırlarım. BU Derneklerinin nasıl denetimsiz olduğunu göstermek gayelidir.

Son gelişme, Almanya'da yayın yapan "Kanal 7 INT”in ruhsatının iptalidir. Kanal 7’nin orada yayın yapan koludur. Bahsi geçen televizyonun kontrol mekanizmasının Türkiye’de olduğu, kuruluşa yapılan ziyarette yöneticisinin olmadığı söz konusudur. Bahsi geçen kanalla içli dışlı olan Mehmet Gürhan, yolsuzluktan tutukludur.

* * *

Adalet Bakanlığının gevşek davranışından mıdır bilinmez, Yargıtay Almanya’dan ayrıca “Deniz Feneri Davası” dosyası istemiştir. Ülkenin içinde bulunduğu durumun özeti gibidir olup biten.

Yargıtay, Almanya’da davası görülüp biten Deniz Feneri Derneğinin AKP ile ilişkisi var mıdır bunu araştırıyor deniliyor. Muhtemeldir ki bunun sonucunda, örtbas edilen konularda açığa çıkacaktır. İktidar partisi bu yardım derneğinden para almış mıdır sorusunun cevabı bulunabilir mi? Şaban Dişli yolsuzluğu gibi bir belge çıkar mı? Çıkmayabilirde, lakin muhatapların karşılıklı temasları belge niteliğindedir.

Deniz Feneri davasına bakan hâkimin söylediklerini unutmamak gerekir. Ne diyordu?

“Toplanan paraların ne yapılacağını Türkiye belirliyordu. Hiyerarşinin üst kademeleri Türkiye’de.”

Kim Onlar?

* * *

Başbakanlıktan Kıyak Akreditasyon

Demokrasi dillerden düşmüyor. Sonra yeteri kadar demokratik değil diye Anayasayı toptan değiştirmeye kalkıyorlar. Genel kurmay bazı gazetecilere yasak getirdi diye eleştiriyorlar. Kimler? İktidar ve yandaş medya.

Sonra bir bakıyoruz ki başbakanlık bazı gazetecilerin akreditasyonunu gerekçe göstermeden iptal ediyor. Gerekçe göstermiyorlar fakat biliyoruz ki o yedi kişi suçlu. Meselâ birisi Erdoğan ve Gül’ün gizlice buluşmasını haber yapmış. Diğer altısının da benzer vukuatı var. Başbakan hoşlanacağı sorular sormamak gibi meselâ.

Ne oluyor durum? Başkaları yapınca antidemokratik olan davranışlar, Başbakan Erdoğan yapınca demokratik oluyor. İşte “demokrasi” anlayışları böyle. “Bize takıl hayatını yaşa” tarzı.

Bu akreditasyonda garip başka durum daha olmuş. Deniz Feneri hortumculuğundan Almanya’da cezaevinde olan Mehmet Gürhan’a, Başbakanlık “sürekli basın kartı” vermiş. Ayaklarına mı dolandı desek, ne kadar demokratikler mi desek? Siz koyun adını.

Mehmet Gürhan’a hangi aracı kuruluşla veriliyor basın kartı? …Yurt Haber Ajansı .

Bahsi geçen ajans kime ait?....Kanal 7’ye.

Mehmet Gürhan, Deniz Feneri Derneği yolsuzluğundan Almanya’da beş yıl sürecek bir tutuklanma ile cezaevindedir. Basın camiası ayaklanınca verilen kart iptal ediliyor.

Alın size üç kağıtçı Alman Deniz Feneri Derneği temsilcisinin, Kanal 7 ve Başbakanlık arasındaki birlikteliğin somut bir belgesi daha.

Bu haberi yapan Akşam Gazetesi yalanlanıyor. İşin sırrıysa Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada:

“Bu konuda takdir yetkisine sahip bulunan komisyonun kararları, genel müdürlükçe onaylandıktan sonra kesinleşir ve ilgiliye duyurulur' hükmünü içermektedir. Takdir yetkisine sahip bulunan komisyonun basına yansıyan kararı, henüz genel müdürlükçe onaylanmadığından kesinleşmemiştir. Yani, Mehmet Gürhan hakkında kesinleşmiş bir karar bulunmamaktadır." (Radikal – 15.11.2008)

Listemizde böyle isim yok demiyor. Henüz onaylanmadığı için liste kesin değil diyor.

Genel Müdürlüğün onayladığı listede haliyle Mehmet Gürhan’ın adı çiziliyor efendim.

İyi de, Mehmet Gürhan’a verilmesi planlanan sürekli basın kartı ne işe yarayacaktı?

Yazari
Neval KAVCAR



Tasarim & Grafik:İMECE, TURKIYE
Bu siteyi en iyi IE4.0 ve uzeri browser, 1024x768 ekran genisligi ve yuksek renk modunda izleyebiliriniz.
Her hakki MİLLETİMİZDE saklidir.