-DİLİPAK ÜSTÜ ERDOĞAN-



DİLİPAK ÜSTÜ ERDOĞAN HANGİSİ ANLARSA ONA GİTSİN
Sizden bize köşemize gönderilen ve Yazar Abdurrahman Dilipak’ın İran İslam cumhuriyeti,Suriye ve direniş ekseni aleyhine kaleme aldığı yazılarına cevap niteliğindeki yazıyı sizlere taktim ediyoruz.

Abdurrahman Dilipak, “Kavağı kucaklayıp Kelime-i Şehadet getirirse”.
Fena fis-siyonizm olup sarhoş olan Ulustan Ümmete siyonizmin hizmetine nal eskitenler Esad’ın: “Laikliğin Son Kalesi” İran’ın da böyle bir ülkenin savunucusu olmasının canını çok sıktığını dile getirmişsin. Canınızı sıkmanıza gerek yok. Çünkü ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.


Bilmeyen de senin, Beşar’a laiklik için cephe aldığını sanacak neredeyse. “Mısır’da, en iyi yönetim şekli laikliktir.” diyenin de Beşar olduğunu diyeceksin. “Biz Müslüman parti değiliz.” diyenin de Beşar olduğunu diyeceksiniz. Laik zerdüşt olan pkk ile ‘Barış herkes için iyidir.’ diyen sen mi Beşar’ı laiklikle suçlayacaksın.

Bölgede laiklerin ve laikliğin en büyük sığınağı Türkiye iken, bunu görmezden gelmen cahillikten değilse Siyonizm Sevdasından başka ne ile izah edilebilir. Irakta (şii? gözüken) laik Allavi ile yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmeyecek, Ürdün’ün laik Kralı ile anıtkabirde aynı duyguları paylaşacaksınız, Kuzey Irakta Barzani pısmom (amcaoğlu) olacak, insi bir kalıntı olarak Sünni laik ünlü katliamcı bombacı Haşimi bizim baş tacımız olacak.

Suriye’de Beşar sonrası için oluşturduğunuz Suriye muhalefetinin lideri güzide inciniz dinsiz Hristiyan George. Peygambere hakaret ettiği için kaçan ilk başkan Galyun, Kürt başkan Seyda, dinsiz vaazın torunu Muaz, Beşar’dan sonra İslamcılarla savaşacağız diye ÖSO komutanı, sizin en sevgili dostlarınız değil mi? Suriye’de yakaladıkları gariban halkı Beşar taraftarı diye bıçakla kesenler, satırlarla başını bedeninden ayıran vampirler, diri diri başlarına benzin dökerek halkı yakan vahşi canavarların hepsi din, iman, mezhep düşmanı siz siyonist sevdalıların himayesi altında iken, bölgede insanlığın ve İslam’ın düşmanı olan bu dinsizlerin hamisi kim? Esad mı? Yoksa Ulustan (İsrail) ümmet(in)e diyen sizler mi?

Filistin’de Hamas’ı gammazlayıp suikastlar düzenleyen, şimdiye kadar yaptığı yüzlerce anlaşmanın hiçbirine uymayan laik Siyonist Abbas, koltuk altımızdan çıkmayan dürüst adamımız olacak, Lübnan’da laik Sinyora, siyonist Hristiyan Dürzi Canpolat, hadimul siyonist suud kralının Sünni geçinen laik keçi sakallı yeğeni Hariri en samimi dostlarımız olacak, siz İslam’ın, Esad’da laiklerin sığınağı olacak öyle mi. Size güvenenlere ihanet ise dinsiz Rusya ile dostluğumuzun hatırı için Çeçenleri öldürmeleri için Putin’e teslim eden siz Siyonistler, dinsiz Çin’le olan muhabbetimizin hatırı için Müslümanların sığınağı sanan sizin gibilerin kandırdığı safdil Müslümanları idam edilmeleri için teslim eden sizler, İranlı general Askeriyi israile kaçıran sizler, size güvenenlere ihanet etmede bürütüsü bile sollamışken Yemenin bütün dinsiz Siyonist despotlarıyla aynı kan grubunu paylaşan sizler, şu dindar olan, takva da sana bin kere takla atmış körfezdeki Arap krallarının, hamam kesecileri olan siz Siyonist sevdalılar, bölgemizdeki bütün dinsizlerin korunmasını üstlenen sizler, Ulustan Siyonizm ümmetine projesiyle sizler İslam’ın hizmetçisi, şimdiye kadar hiçbir müslümanı, Filistinliyi, emperyalist düşmanını kafirlere satmayan Esad laikliğin hizmetçisi öyle mi? Dostlarınız olduğu için övündüğünüz, yere göğe sığdıramadığınız Avrupa, Amerika ve israilin, laikliğin değil de İslam’ın ne büyük hizmetçileri olduğunu izah etmeye gerek var mı? Onlarla olan ilişkileriniz baba-oğul ilişkisi.

Neredeyse celle celaluhu diyeceğiniz bir ilişki. Hal, durum bu vaziyette iken bölgenin bütün ırz, namus, şeref ve haysiyet düşmanı, katliamcı, gaddar canilerinin, halk düşmanlarının bindiği otobüsün egzozunda çıkan zehirli gaz olan siz Siyonist sevdalılar, laikliğin hamisinin kim olduğunu çok iyi biliyorsunuz.

Siz yukarıda saydığımız bütün cellatların hamiliğini yaparken, Lübnan kumar, fuhuş merkezi iken orayı İslam’ın güçlü kal’ası yapan Hizbullah’ın hamisi kim? Sizin muhafaza edip koruduğunuz Abbasınıza karşı Hamas’ın, İslami Cihad’ın hamisi kim?

Irakta laik ABD’yi kovan Irak İslami Direnişinin silahlarını siz mi verdiniz, yoksa Pazar ve camilerdeki halkları havaya uçuran bombaları mı siz verdiniz.


Suriye’ye hergün ahu vah ederken, Irak’ta ki patlamalarla parçalananlar kedi cesetleri mi ki lal kesildiniz.Suriye için çalıştırdığınız vicdan radarları Irak’ta niye çalışmıyor? Irakta ki cesetlere vicdan azabı duymamanız ikiyüzlülük değil de nedir? Diyelim Suriye’ye, parçalanan insan cesetlerine gerçekten üzüldüğün için cephe aldın.

Peki bu duyarlılığın niçin Irak için işlemiyor. Bu da sizin sızlanmanızın insanların parçalanan cesetlerine değil, İsrail’in geleceği ile ilgili olduğunu ortaya çıkarmaktadır.


Otobüsünüz içinde bir Müslüman yok iken, bölgemizde saydığımız şu güzide bütün laikleri arkanıza alarak başkalarını laikliğin koruyucusu olarak dile getirmen, tombalacı marifetiyle sağ gösterip sol vurman cehaletle izah edilemeyeceğine göre olsa olsa, Siyonist sevdalılıkla izah edilebilir. Bu kadar çelişki size yakışır.

Çelişkilerle yaşamak insanın tabiatına aykırı olduğuna göre, gizli ajandanızın siyonizmin yükselmesi olduğu aklı selim herkes tarafından anlaşılmaktadır.

Acaba Afganistan’ı işgal edip malını, canını, namusunu pay-ı mal eden laik natonun içinde Suriye mi vardı? Suriye hangi bölge ülkesine laikliği ihraç etmiş. Beşar nasıl bir laikmiş de bölgedeki bütün İslami direnişi siyonizme karşı korumuş.

Direnişin Ebu Leheb gibi bir amcaya ihtiyacı yok. Direnişin Habeşistan’da ki Müslümanlara işkence etmek için giden, Peygamber’in düşmanı olan süfyanlara ihtiyacı yok. Müslüman direnişçileri Rusya’ya, Çin’e, Abd’ye satan fakat sizin Ulustan Ümmete manevi fetih hareketi diyerek Laiklik için gönül seferberliği ilan ettiğiniz Siyonist sevdalılara ihtiyacı yok.

Direnişin Mekkeli müşrikleri kovalayan, siyonizme kök söktüren direnişi satmayan Habeş kralına ihtiyaç var.

Dini, imanı olmayan siyonist sevdalıların mezhebi mi olur ki Sünniliği düşünüyorlar? Bölgenin tüm din iman düşmanı zalimlerle kol kola olanların Sünni -Şii dünyasından bahsetmesi kadar gülünç ne olabilir. İslam’ı alaya alan “Şeriat gelince trafik kazaları olmayacak.” deyip dalga geçerek şeriata karşı laubali, lakayt tavırlarınızla İslam’dan Sünnilikten bahsetmeniz, perhiz yaptığını iddia eden adamın turşu yemesine benzemiyor mu? Peygamberimize çift anlama gelen “raina” kelimesiyle hitap edip gülen münafıklar için Allah “net konuşun” demiyor mu? Muğlak konuşmak münafıkların alameti demiyor mu? Peki senin şeriatla ilgili konuşman münafıkların raina kelimesine benzemiyor mu? Hangi yazı ve konuşmanda netlik var?

Günün birinde, fi mekanda çok içki içen birisi varmış. İçki içer ve mahalleyi sürekli rahatsız edermiş. Aynı muhitte bir de Sakallı bir Müslüman varmış. Onu görünce çok korkarmış. Bir gün, o içkici adam zil zurna sarhoş evine giderken sakallı Müslüman onu görmüş. Zil zurna sathoş adam hemen yakınında bulunan kavak ağacına sarılmış ki sallanıp da sarhoşluğu ortaya çıkmasın. Ve çok dindar olduğunu ispatlamak için de kelime-i şehadet getirirmiş. Zavallı, böylece onu kandırıp sarhoş olmadığını ispatlamaya çalışırmış. İran’ın Suriye üzerinden gönderdiği füzelerle sarstığı İsrail’in ve siyonizmin yıkılacağı şu günlerde sizlerin direnişten bahsetmeniz, laiklik karşıtı gözükmeniz, “Ulustan Ümmete” demeniz, siyonizmin aleyhinde imiş gibi olmanız, sarhoşun kavağa sarılıp kelime-i şehadeti söylemesini hatırlatıyor.

Ama beyhude! Sizin bu şekilde dinsizlik ve siyonist karşıtlığı yapmanız çok gülünç oluyor. Ahmedinejat’ın dediği gibi “Eski günler geçti.” Bir çikolata ile çocuk kandırma günleri geçti. Gün İslam’ın yükseliş günü, siyonizmin çöküş günüdür.

“İhvan Tartus’u Ruslar için üss olarak vermiş olsa” demişsin. Ülkeyi satıyor diye yaygara yapılır demişsin. Sen de çok iyi biliyorsun Rusya’nın ağlama duvarına gidişini ve orada israilin kökünün derinliğinden bahsedişini. Yani hepiniz aynı göbekten birbirinize bağlısınız. Bir de Rusya’nın düşmanı gibi rol yapıyorsunuz.

29.12.2012’deki yazında “Çin Suriye rejimi ile arasına mesafe koydu, Rusya’da Suriye ile bağlarını çözüyor” demişsin. Yani sizin safınızda el bağladığını dile getirmişsin.

08.03.2013 deki yazında da “Chavez ABD’ye karşı olan herkesle işbirliğine gidiyordu. Küba, Kuzey Kore, İran, Belarus, Suriye gibi ülkelerle ilişkilerini geliştirmeye özen gösterdi.” Yine aynı yazında “Çin ve Rusya bu dili artık terk etti” demişsin.

Yani sen de Çin ve Rusya’nın ABD’nin safında siyonizmin var olma mücadelesinde sizi rahatlattığını dile getirmişsin. Fakat “Ah İran” yazında Rusya için sizin düşmanınız gibi davranmışsın. Gibi davranmak siz siyonist sevdalıların en büyük özelliği olarak, Sabatay Sevi’den size miras kalmıştır.
İran Afganistan’daki NATO’nun işgaline sessiz kaldı demişsin.

Gerçekten natonun Afganistan işgaline karşı mısın? Peki Ulustan Ümmet’e diyerek çağırdığınız ülke Afganistan işgaline nato bünyesinde asker göndermedi mi? Hala orada değil mi? Sözde kınadığın şeyle gülünç duruma düşmüş olmuyor musun?

O zaman Ulustan Ümmete projesinde, Afganistan işgalinde askeri bulunanların bu siyonizm hayratı olan amelini nasıl izah edeceksiniz.

Böylece ulustan ümmete demekle, Ulus’tan natonun hizmetinde Afganistan’a, Suriye’ye, Afrika’ya desek daha iyi olmaz mı?

Bin Ali’nin Esad’dan ne farkı var demişsin. Sen bin alinin bozukluğunu, onu ağırlayan sizin kadim dostunuz Suud kralına niye iletmedin.

Ahmedinejat, İmam Humeyni’nin İran’a kazandırdığı itibarını yerle bir etti demişsin. Burada da biriyle birini vurma taktiği işletmişsin. Hafız Esad döneminde İmam Humeyni’yi de hama ile vuruyordunuz.

Yani bu laflarınız samimiyetten uzak, gizli ajandası olan birine benziyor. Bütün bunları İran’ın itibarını korumak için söylediğini dile getirmişsin. Bir dinsize sormuşlar niçin sakallısın. O da demiş ki tehlike anında o beni kurtarıyor, çörek olarak onu yiyorum.

İşte sizin İslam’ın, Sünniliğin, İran’ın itibarını koruma iddianız, acıktığınızda yemek için sakladığınız çöreklerden farksızdır. Hiç siyonist sevdalılardan, İslam’ı Sünniliği İran’ı savunmaları beklenir mi. Hiç buğday ekilen tarlada arpa çıktığını gördün mü? Artık Erdoğan'ın kurdurduğu SADAT paralı örgütünde DANIŞMANLIK ne işidir? diye sormayalım keza burada izleyenlerin ilettikleri zaten DİLİPAK üstü ERDOĞANDIR kim neyi anladıysa bizim için Allah Bereket versin ihlas ve ishan eylesin..

Essamu ala hadimul Siyonizm
Vesselamu alel müslimin.




Casus Gazetesini Tıkla  

istiklal marsimiz ve bayrak


Share to Facebook Share to Twitter Share to Google width= Share to Blogger Share to Wordpress metinozkanvadisi rss