ERMENİLERİN GİZLİ PLANLARI







TÜRKİYE'NİN ÇEŞİTLİ BÖLGELERİNDE ERMENİLER TARAFINDAN YAPILAN KATLİAMLARDAN GÖRÜNTÜLER

DÖRT “T” PLANI

İsin ucunu insanlarin canina kastetmeye kadar götüren Ermeni terörünün amaci, sözde Ermeni soykirimi iddialarini ve Ermenilerin taleplerini dünya kamuoyuna duyurmaktir. Nihai hedef ise, "Büyük Ermenistan" rüyasidir. Büyük Ermenistan'a giden yolda atilmasi gereken en önemli adim, sözde iddialar konusunda kamuoyu olusturmak ve Türkiye'ye yönelik emelleri gerçeklestirmektir.
Bunun için uygulamaya konan ve "Dört T" seklinde adlandirilabilecek olan plan su dört kavrama dayanmaktadir: Tanitim, Taninma, Tazminat ve Toprak... Yani, sözde Ermeni sorunu tüm dünyada terör yoluyla "tanitilacak", sözde iddialar dünya kamuoyunca kabul edilip Türkiyece "taninacak", sözde soykirimdan dolayi Türkiye'den "tazminat" alinacak ve "Büyük Ermenistan" rüyasini gerçeklestirmek için gerekli olan "toprak" Türkiye'den koparilacaktir!...

"Dört T" plânina dayanak olusturan Ermeni iddialari ise sunlardir:
1. Türkler, Ermenistan'i isgal ederek Ermenilerin topraklarini ellerinden almislardir.
2. Türkler, 1877-78 savasindan itibaren Ermenileri sistemli olarak katliama tabi tutmuslardir.
3. Türkler, 1915 yilindan itibaren Ermenileri plânli sekilde soykirima tabi tutmuslardir.
4. Talat Pasa'nin, Ermenilerin soykirima tabi tutulmasi konusunda gizli emirleri vardir.
5. Soykirimda hayatlarini kaybeden Ermenilerin sayisi 1,5 milyondur.
Bugün, maksatli olarak gündemde tutulmaya çalisilan sözde Ermeni sorununun ne derece mesnetsiz oldugunu ve ne tür çikar kaygilari ile ortaya atildigini daha iyi anlayabilmek için iddialarin ve Türk-Ermeni iliskilerinin tarihsel gelisimini incelemek gerekmektedir.

Ermeni Komiteleri;

ARMENEKAN KOMİTESİ

Ermenilerin Türkler aleyhine çalismak üzere kurduklari ilk komite ve ilk siyasi kurulustur. 1885’de Van’da kurulmustur. “Kan dökmeden hürriyet elde edilemez” slogani ile ise baslamistir. Fransa’da çikardiklari “Armenia” gazetesi ile kamuoyu olusturmaya çalismislardir. ihtilal yolu ile Ermeni bagimsizligini saglamayi amaçlamislar ve bunu gerçekleþtirmek için hazirladiklari programda:

Tüm Ermenileri biraraya getirmeyi,
ihtilalci fikirleri yaymayi,
Üyelerine silah kullanmayi ve askeri egitim yaptirmayi,
Silah ve para temin etmeyi,
Gerilla Kuvvetleri meydana getirmeyi,
Halki genel bir isyana hazirlamayi, öngörmüslerdir.
Askeri egitim konusunda, Van Rus Konsoloslugunda görevli bir binbasidan yardim almislar ve egitimi Van Ermeni okulunda yapmislardir. Komitenin bilinen faaliyetleri sunlardir:

Türk jandarmalarina saldirilar,
Çesitli cinayetler,
Asiretlere saldirilar,
Ekim 1892’de, Van’da bir polisin katli,
Haziran 1895’de, Hincak Komitesi ile beraber Van isyanýna katilmalari,
200 kisilik bir grupla köy ve kasabalara baskinlar yapmalari.
Bu komitenin üyeleri sonradan Tasnak ve Hinçak Komitelerine geçmislerdir.

HINÇAK KOMiTESi

Hinçak (Çan Sesi) Komitesi, aslen Kafkasya Ermenilerinden Rus uyruklu Avedis Nazarbeg ile karisi Maro ve Kafkasyali diger ögrenciler tarafindan 1886 yilinda isviçre'de kurulmus ve komitenin düsüncelerini yaymak için de, yine Hinçak isminde bir gazete çikarilmistir. Bu komitenin basinda ve üyeleri arasinda çogunlugu yine Rus uyruklu Ermeniler bulunmaktadir. Bu komite, kendisine çalisma bölgesi olarak Dogu Anadolu'yu seçmistir; bir zaman sonra komite merkezi, isviçre'den Londra'ya götürülmüstür.

Hinçak Komitesinin programi, Sosyalist, Marksist ve Merkeziyetçidir; Karl Marks'in ilkeleri, temel olarak benimsenmistir. Bu komite üyeleri, kendilerine sosyal demokrat dedikleri halde, siyasal programlari tamamen bir komünist manifesto niteligindedir.

Komite, 1890 yilinda merkezi istanbul'da olmak üzere Osmanli ülkesinin diger vilayetlerinde de subeler açmis ve bu suretle, örgütlenerek çalismalarina baslamistir. Bu komitenin ana politik amaci, Türkiye'deki Ermenileri Türklerden; Iran Ermenilerini Iranlilardan ve Rusya Ermenilerini de Ruslardan kurtarmak; sonra da, bütün bu memleketlerdeki kapitalistleri temizlemektir.

PROGRAMI
"isçi ve üretici sinif, insanligin büyük bir çogunlugunu kapsar. Bu sinifin sermaye sahibi, zengin ve egemen bir azinlik tarafindan sömürülmesinden kurtarilmasi, üreticinin bütün üretim kuvvet ve araçlarina, topraga, fabrikalar, madenlere, ulastirma vasitalarina sahip olmasiyla gerçeklesir. Üretici sinifin bagimsizligi, bütün insanligin kurtarilmasi, genel ve ekonomik ferahlik demektir.


Bu amaca ulasabilmek ve onu fiilen uygulayabilmek için, bütün uygar memleketlerdeki üretici sinif, kendine özgü bir sekilde örgütlenmeli ve emrindeki genel politik olanaklari harekete geçirerek, bütün ülkelerle birlikte komünist ihtilalini yapmalidir. Bu sayede diger siniflar ortadan kalkar ve üretici sinif, sosyalist bir düzen kurar. Bu kurulusta halk, kendi kanunlarini kendisi yapar ve kudretini gösterir.
Bugünkü durumda Ermeniler, mutlakiyet idaresine bagli sinflarin yönetiminde bulunuyorlar. Bunlarin yönetim, vergi ve maliye sistemleri, kendileri için yikicidir. Onlarin çevresinde bir taraftan üretim kapitalist sekilleri uygulanirken diger yönden devamli olarak eski ekonomi ve yönetim sekilleri yok olmaktadir."

Bütün bu kosullar etkisiyle Ermeni sosyalist demokratlari ve bütün Ermeniler için genel ve bütünü kapsayacak bir sosyalizm düzeninin saglanmasi, uzak bir amaç olarak kabul edilmekte ve bu nedenle bütün egilim ve ugrasilar, yakin bir hedef seçilmesini gerektirmektedir. iste bu yakin hedef, sosyal demokrat Ermeni ihlalci Hinçak Partisi'ni olusturmustur.

Bu yakin hedefler şunlardir:


• ihtilal çikarmak
• Mutlakiyet yönetiminin egemen siniflarini yok etmek
• Ermenileri kölelikten kurtarmak
• Politik islere karismak için Ermenilere güç vermek
• Ekonomik ve kültürel ilerlemelerine etki yapan engelleri kaldirmak
• isçi sinifinin istek ve egilimlerini açikça söyleyecekleri ortami hazirlamak
• Agir çalisma kosullarini düzeltmek
• Kendilerine özel siyasi bir varlik halinde örgütlenmeleri için sinif hakkinda bilgi saglamak
• Halkin çalismalarini kolaylastirmak ve onlarin uzak hedeflere dogru ilerlemesine yardim etmek.


Bütün bu düsüncelere uygun olarak Hinçak Komitesinin yakin hedefi, mutlakiyet yönetimlerini, siniflarini yikmak için çalsmak ve bunlari demokrat, mesruti rejimlerle degistirmektir.

Bunun da ana kosullari sunlardir:

Halkin temsili için, her kesim dogrudan dogruya oylarini kullanmak suretiyle yapilacak seçimle bir tesrii (kanun yapici) meclis kurulmali. Bu meclis, memleketin politik ekonomik ve bütün islerini ve kanunlarini inceleyerek bunlar hakkinda karar verme yetkisine sahip olmali.

• Vilayetlere genis bir muhtariyet verilmeli.
• Halk için tam bir hürriyet saglanmali
• Halk, hükümet memurlarini, kamu hizmetlerinde çalisan bütün sahislari, güvenlik memurlarini, egitim ve adalet islerinde çalisan memurlarini seçebilmeli.
• Milliyet ve sinif farki gözetmeden her resit vatandas gerek vilayetler ve gerek muhtar idareler için temsilci seçilmeye yetkili olmali.
• Bütün vatandaslar kanun önünde, milliyet ve din farki gözetilmeksizin esit olmali.
• Basin, söz, vicdan, toplanma, dernek kurma ve seçim mücadelesi için tam serbestlik verilmeli.
• Her vatandasin sahsi ve evi, saldirilara karsi korunmus olmali.
• Kiliseler, hükümetten ayrilmali; bütün dini kuruluslar, yalniz kendilerinden olan ve buralara devam eden sahislarin yardimlariyla varliklarini korumali.
• Bütün halk, askerligini barista milis örgütleri seklinde yapmalidir.
• Laik ve zorunlu bir egitim düzeni uygulanmali; hükümet, fakirlere yardim etmelidir.
Halkin ekonomik durumunun islahiyla ilgili oldugu için, yukarida sözü edilen siyasi haklari elde ederek o ilkelere dayanmak suretiyle asagidaki kosullarin yerine getirilmesi gereklidir:
• Mevcut vergi sistemi kaldirilmali, yerine belirli bir güç ve ödeme kabiliyetine göre ileri bir vergi sistemi konulmali.
• Vasitali vergiler, tamamen kaldirilmali.
• Köylüler, her türlü borçlardan kurtarilmali.
• Halkin veya hükümetin yardimlariyla ziraat makineleri saglanmali bunlarin kullanilmasi ögretilmeli ve bunlar halka verilmeli.
• Halk içinde ziraat ortakliklari kurulmali, bu ortakligin amaci, ziraat ürünlerinin satisi, tohum, hububat ve benzeri gibi seylerin satin alinmasi ve yönetimi olmali.
• Her cins ulastirma ve temas için araç saglanmali
• Hükümet, çalisanlarin sömürülmesini önlemek için yardim etmeli ve bunlari korumak için kanunlar çikarmali.

Ermenilerin çogunlugunun bulundugu Türkiye Ermenileri ve onlarin yasadiklari yerler, vatanimizin en genis topraklaridir.

Ermeni çogunlugunun davasi, Berlin Antlasmasi'nin 61. Maddesi ve diger uluslararasi kosullarin gücüyle, bir hak durumuna gelmis ve Avrupali büyük devletler tarafindan da taninmistir.


Osmanli imparatorlugunun siyasi, ekonomik ve mali düzensizligi, düsüsü, iflas etmis durumu, iç karisikliklari ve zelzeleye ugramis hali, Osmanli hükümetinin yok olmasini zaruri ve kesin kilmis, diger Avrupali devletlerin etkileri de buna yardim etmistir. Avrupa'daki Osmanli topraklarinin bir kisminin da sistemli bir sekilde parçalanarak diger devletlerin eline geçmesinden ötürü asagidaki hususlarin saglanmasi, tarihi bir lüzum ve zaruret halini almistir:


Ermeni komitecileri, bugün ugraslarini Ermenilerin davasini savunmak ve sonuçlandirmak için yakin amaca göre harcayacaktir. Bu duruma göre ihtilalin ugrasi sahasi, Türkiye'de yasayan Ermenilerin bölgesi olacaktir.

Ermenilerin geleceklerini Osmanli Devleti'nin kaderinden ayirmak gerekeceginden, Ermenilerin en yakin amacinin ilk kosulu Ermeni bagimsizligidir. Ermenileri yakin amaca ulastirmanin çaresi, bir ihtilalle yani zorla Türkiye'deki Ermeni bölgelerindeki genel kurulusu alt üst etmek, degistirmek; genel isyanla, Türk hükümetine karsi savas açmaktir.

Bu ugraslarin vasitalari:
Matbuat, kitap ve konusmalarla halk arasinda ve özellikle isçiler içinde propaganda yapak; Hinçak Partisi'nin ihtilal fikirlerini yaymak, halk arasinda ihtilalci örgütler kurmak ve isyan çikarmak.

Türk istibdat elemanlarini, hafiyeleri, muhbirleri, hainleri ve ihanet edenleri cezalandirmak; terörü, ihtilal örgütlerinin savunmasi için bir vasita ve halki ezenlerin ve alçaklarin ugrasilarina karsi koruyucu olarak kullanmak.

Hükümet askerlerinin veya asiretlerin saldirilarina karsi halki korumak için, elde silahli hazir bir kuvvet bulundurmak; akinci alaylari kurmak. Bu alaylar, yapilacak bir genel isyanda öncülük görevini yapacaklar.

Birbirine bagli, tam bir birlik ve beraberlik içinde ortak hedefe yürüyen, ayni taktigi uygulayan, bir merkezden sevk ve idare edilen düzenli ve birçok gruplardan olusan genel ihtilal örgütü kurulmalidir. Türkiye'deki örgütlerin bütün güç ve yetkileri, Hinçak Komitesi'nin teskilat ve ugraslilarini gösteren bir tüzükle tespit edilmistir.

Düzenlenen bir isyani uygulamak için olaylar yaratmak.
Herhangi bir devletin Türkiye'ye karsi savasa girmesi, genel bir isyanin basariya ulasmasi için en uygun bir zamandir.

Ermeniler ile kaderleri bir olan ve ayni bölgede yasayan diger azinliklari kendi tarafimiza çekmek, onlarla birlikte müsterek düsmanimiz olan Türk Hükümeti'ne karsi savasmak. Hinçak Komitesi'nin en büyük amaci, Dogu Anadolu'daki bütün diger azinliklarla birlikte, Osmanli devletinin esaretinden kurtularak isviçre'de oldugu gibi bir federasyon kurmaktir.

Bir siyasi programa göre çalisan Hinçak Komitesi, özellikle isçi sinifina çok uygun gelen Marksizm propagandasi yapmistir. Karisikliklar çikarmak ve ihtilal yapmak için, gençler, dini liderler, avantürler ve issizler, komiteye girmeye ve buralarda çalismaya can atmislar; Komite yöneticileri de, sinif esasi üzerine çalisarak bir Ermeni Proleteryasini yaratmak istemislerdir.


Komitenin bu çalismalari, Türkiye''eki yasama kosullarina göre, bir sosyalizm propagandasindan öteye geçememistir. Hinçak Komitesi'nin düzenledigi ayaklanmalara, birçogu dis memleketlerden ve özellikle Rusya'dan gelmis ve bu gibi islere yatkin kimseler de girmislerdir.

Ermenilerin eyleme geçmeleri, memlekete çok agir ve giderilmesi olanaksiz kanli olaylara etken olmustur. Hinçak komitesinin örgütlerini kurmak için Cenevre''en Tiflisli simavon, Iran'dan S. Danielyan, Trabzon'dan Rus uyruklu Rupen Hanazat, Batum'dan H. Megavoryan geldiler. Uzun süren tartismalardan sonra, istanbul Hinçak Komitesi Merkezi kurulmustur. Bu örgüte, istanbul'da 1890 yilindan evvel kurulmus olan diger ihtilalci örgütler de katilmislardir.

Görülüyor ki, Türkiye'deki Ermenilerin alin yazisi, birçok Rus Ermenisinin eline birakilmstir. Bu arada komiteye girmeyenler ve para yardimi yapmayanlar, baski altinda tutulmaya veya öldürülmeye baslanmislardir. Örgütler, büyük bir hizla Anadolu'daki vilayetlere de yayilmislardir.

FAALiYETLERi

Hinçak Dernegi'nin ana tüzügü ve programi, 1909 yilinda istanbul'da basilmistir. Bu tüzük, dernekler kanunu geregince içisleri Bakanligi'na verilmis ve gerekli islemler yapilarak istanbul Valiligi'nin 8 subat 1909 gün ve 90 sayili onay belgesini almistir. Tüzük bes kisimdan olusmaktadir.

Ermeni Hinçak Komitesi'nin ele geçen faaliyetleriyle ilgili olarak 1910, 1911, 1912 ve 1913 yillarina ait karar defterinde su kararlarin alindigi yazilidir:
Silah, cephane ve patlayici madde saglanmasina çalisilmasi.
Silah egitimi yapilmasi (Marufyan, Yavruyan, Candan tarafýndan).
Propagandalara hiz verilmesi.
Tasnak Komitesi ile iliski kurulmasi.
ittihatçilarla iliski kurulmasi.
Van'da çeteler kurulmasi ve yönetilmesi. (Bu çeteler sunlardir: Orsfan, Cang, Goçnak, Juraçak, Pencak, Badami, Tejohenk, Maro ve Paros) Hinçak Komitesi 24 Temmuz 1914 tarihinde, Türkiye'de Üçüncü Kongresini yapmistir.

51 subeden gönderilen 28 delegeyle Cangülyan'in baskanligi ve Tancutyan'in sekreterliginde açilan kongrede su karar alinmistir:


"Amaç ve çalismalarimizin gerektirdigi büyük sorumluluk ve ondan dogacak tehlikeler göz önünde tutularak, uygar insanlar oldugumuzu göstermek için maceralardan ve düsüncesizce yapilacak hareketlerden kaçinilmali, iyice düsünülmüs dengeli tesirler ve vasitalarin amaçlarimizda ve hareketlerimizde basari saglamak için tek çare oldugu göz önünde tutulmalidir."

Bunun üzerine Hinçak komitecileri, 1896 yilinda Türkiye'den uzaklasmaya baslamislardir. Bu komitenin üyeleri arasinda anlasmazlik çikmis ve ikiye bölünmüslerdir.

Bir kismi asil Hinçaklar (Nazarbeg taraftarlari), diger kismi reforme Hinçaklar (Veragazmiyal Hinçak) adini almislardir. Bu ikinci grup, Arpiyar Arpiaryan adinda bir sahis tarafindan yönetilmeye baslanmistir.


Her iki komite de, bir prensip ve programa göre degil, yöneticilerin görüs ve davranislarina göre hareket etmisler, sahsi çikarlarini ön planda tutmus ve bunu savunmuslardir. Aralarindaki bu anlasmazlik, sokak kavgalarina dönüsmüs, bazilari dövülmüs, bir kismi da öldürülmüstür.

Hinçaklarn Marksist oldugunu anlayan Ermeni halki ise komitacilarin görüslerini kabul etmemistir. Mücadeleler 1902 yilinda iyice artmis, her iki tarafa bagli birçok komitaci, ingiltere'de, Rusya'da, Misir'da, Bulgaristan'da, Kafkasya'da ve Iran'da sokak ortasinda öldürülmüslerdir.

Van isyani'ndan sonra bazi küçük çeteler, Hinçak ismini tasimislarsa da artik yeterli bir güçten yoksun kalmislardir. Hinçak Komitesinin dagilmasinda, bazi Hinçak liderlerinin Ruslarin gizli amaçlarini anlayarak tuttuklari hatali yoldan ayrilmalari da baslica etkenlerden biri olmustur.sir'da, Bulgaristan'da, Kafkasya'da ve Iran'da sokak ortasinda öldürülmüslerdir.


KAYNAK: Sakarya, Em. Tümg. ihsan; Belgelerle Ermeni Sorunu, Genelkurmay ATASE Yayinlari, Genelkurmay Basimevi, Ankara 1984, 2. Baski, s. 76-87

TAŞNAK KOMiTESi

"Ermeni Devrimci Federasyonu" olarak da anilan Tasnak Komitesi, Ermeni sorununun ortaya çikmasinda önemli roller oynamistir. Komitanin faaliyetleri, komünistlerin "Ermeni Cumhuriyetini" ele geçirmelerinden sonra ABD, Lübnan, Iran, Fransa ve Yunanistan da "sürgündeki parti" seklinde devam etmistir. Günümüze kadar çesitli eylemlerle faaliyetlerini devam ettiren Tasnak komitesini, çesitli terör tim ve gruplari olusturmustur.

Örgüt Yapısı

a. Büro - Örgütün en üst organidir. Örgüt yönetimi "Büro"nun kararlari dogrultusunda gerçeklesir. Büro, görünüste kollektif liderlik seklindedir. Kaliforniya'dan, Fransa'dan, Iran'dan birer, Lübnan'dan bes üyeden olusur. Üyeler kendi aralarindan birini baskan seçerler. Lübnan iç savasina kadar Büro, Lübnan'daydi. iç savas sonunda sirasiyla ABD, Yunanistan ve Fransa'ya tasindi. Bugün tekrar ABD'de oldugu sanilmaktadir. "Büro" üyeleri, yönetim esaslari, kararlari gizlidir. 1985 yilina kadar, Iran dogumlu, Yunanistan'da yasayan, Hrair Marukiyan'in Büronun baskani oldugu bildirilmektedir.


b. Merkez Komitesi - Örgütün üst yönetim organidir. Büro ile yerel gruplar ve örgütler arasindaki bagi teskil eder. Ermenilerin nüfus bakimindan önemli olduklari yerlerde kurulur. Lübnan ve Fransa'da birer "Merkez Komitesi" olmasina karsilik, ABD'de "Bati Kesimi Merkez Komitesi", "Dogu Kesimi Merkez Komitesi" adi altinda iki komite vardir. Pramide benzeyen bu yapinin altinda yerel örgütler, organlar yer alir. Bunlar, çesitli "Ermeni temalarini" tasiyan isimlerle anilirlar. Baslicalari, "Ermeni Gençlik Federasyonu", "Gençlik Örgütü", "Erkek ve Kiz Ögrenciler izci Örgütü" ve "Spor ve Kültür Örgütleri" gibi adlarla kurulmuslardir.


c. Merkez Komitesi'ne veya Merkez Komitelerine ayrıca propaganda ve yayin; Hukuk; Mali; Askeri; Egitim ve "Ermeni göçünü denetleme komitesi" adi altinda çesitli hizmet bölümleri baglidir. Bunlar daha çok bilgi ve teknik hizmet birimleridir: "Ermeni Devrimci - ihtilâlci - Federasyonu" adi, propaganda etkinlik saglamak ve özellikle Bati kamuoyunda tepki yaratmamak amaciyla degistirilmek istenmis ve Tasnaklarin siyasi kolu seklinde "Ermeni Ulusal Komitesi" adini almistir. Çesitli propaganda uygulamalarinda sanki farkli kuruluslarmis gibi iki isim de kullanilmaya çalisilmaktadir.


Amaci ve Hedefleri
Tasnak, komünist olmayan bir Ermenistan kurulmasini ve Türkiye'nin Ermenilere karsi islendigi iddia edilen suçlara karsi tazminat ödemesinin saglanmasini amaçlamaktadir. Tasnak yayin organlarinda bu amaç, su sekilde dile getirilmektedir: "Sevr anlasmasi üzerinde durmaya devam edecegiz. Bu anlasma davamizin kilometre taslarindan biridir..."


Tasnak'in nihai amaci ise, "Dört T" seklinde özetlenebilir: Terör yoluyla soykirim iddialarinin tanitiminin yapilmasi, iddialarin Türkiye tarafindan taninmasi, Türkiye'nin tazminat ödemesi ve Türklerin isgali altinda bulundugu iddia edilen topraklarin Ermenilere iade edilmesi.


Stratejileri, Tutum ve Davranislari

Stratejisini görüntüde, "barisci yollarla amaçlarinin gerçeklestirmesi" seklinde ortaya koyan Tasnak, uzun yillar öncesine dayanan faaliyetleriyle tam bir terör örgütü gibi hareket ettigini ortaya koymustur.

Nitekim, "Ermeni Soy Kirimi Adalet Komandolari" adli terör grubu Tasnak tarafindan kurulmus, örgütün adi daha sonralari "Ermeni Devrimci Ordusu" seklinde degistirilmistir. Bu grubun bütün cinayetleri ve bombalama olaylari Tasnak tarafindan planlanmistir. Ancak Tasnak'in terör örgütü ASALA'dan farkli bir yani vardir: ASALA terör eylemlerinde Türk veya baska ülkelerin vatandaslari arasinda ayrim gözetmezken; Tasnak ve ona bagli terör gruplari, hedef olarak yalniz Türkleri, Türk vatandaslarini, Türk temsilcilerini seçmislerdir.

1982 yilinda Los Angeles'teki Türk Baskonsolosunu öldürdükten sonra "Adalet Komandolari"nin yaptiklari "Tek amacimiz Türk diplomatlari ve Türk kurumlaridir" açiklamasi, bunun en açik kanitidir. "Ermeni Devrimci Ordusu"nun 1983 yilinda Lizbon'daki Türkiye Büyükelçiligine yaptigi saldirida da ayni beyan tekrarlanmistir.

XIX yüzyil sonlari ve XX. Yüzyil baslarinda Tasnaklar, daha çok Bati yanlisi davranmis ve Bati kamuoyunu etkilemeye çalismislardir. Hinçaklar ise Rusya'ya yönelmislerdir.

1982 ve 1983 yillarindaki elçilik saldirilarinin ardindan Tasnak Ermeni örgütünün stratejisi su sekilde açiklanmistir:

"Bir kurtulus hareketinin nihai amacina erismesi için iki asama vardir: Birincisi destek üsleri saglamaktir. Buna "iç propaganda" denilir. ikinci asama ise, disarida taninma yani dünyanin begenisini kazanmadir. En azindan dünya kamuoyunun davaya egilmesi saglanmalidir. Bu ise, bir baska degimle gösteri eylemleri dönemidir..."

Tasnak'in nitelikleri, Tasnak Partisi tarihçisi Varanciyan tarafindan söyle açiklanmaktadir:

"Belki de hiçbir ihtilâlci parti, hatta Ruslarin Nazodovoletz ve italyanlarin Çarbonarileri bile -ki bunlar terörist eylemlerde zengin deneyimlere sahiptirler ve hiçbir seyden çekinmezlerdi- Tasnak partisi kadar çilgin türde terörist yetistirememistir. Yüzlerce silahsör, bomba ve hançerle intikam için yola çikmis kisi yaratmistir..."

Viyana ve Münih Kongreleri

27 Aralik 1981 tarihinde Viyana'da yapilan 22. Tasnak Kongresi'nde özetle su kararlar alinmistir:
Partinin amaci, birlesik ve özgür bir Ermenistan'in kurulmasidir.
• Diger Ermeni kuruluslari, siyasi komite araciligiyla baski yapilarak Tasnak saflarina çekilmelidir.
• Batili ülkelerle tam bir yakinlik kurulmalidir.
• Sovyet Ermenistan'i ile yakin iliskilere girilmeli ve Ermeni göçü durdurulmalidir.
1984 yili sonunda 15 ülkeden gelen parti temsilcileriyle Münih'te yapilan kongrede ise su kararlar alinmistir:
• Ermeni davasinin tanitilmasi için yeni kampanyalar baslatilmalidir.
• Ermeni davasina siyasi çözüm saglayacak, çesitli barisçi ve yasal yollor denenmelidir. Örnek olarak (A.B.D.Ieri kongresinde ve Birlesmis Milletler insan Haklari Komisyonunda girisimlerde bulunularak) Ermeni soykirimininin taninmasi saglanmalidir.
Bu toplanti sonunda yayinlanan açiklamada ise söyle denilmistir:

"Ermeni halklarinin mesru haklarini, Türkiye'nin soykirimini tanimasiyla saglanmali, insani ekonomik ve kültürel kayiplarin tazmini ve binlerce yillik Ermeni vataninin yeniden kurulmasini savunmaya devam edecegiz..."

Her iki kongre kararlari da, Tasnak'in propaganda araçlari olarak kullandigi temalari belirlemesi bakimindan önemlidir.

Destek ve iliskileri

Tasnak, destegini daha ziyade ABD'den ve Avrupa devletlerinden almaktadir, iliskileri ise mümkün oldugu kadar diger terör örgütleriyle temas etmemek seklinde bir esasa baglanmistir. Adi geçen devletlerin çesitli teskilâtlariyla iliskileri vardir. Kilise ve Kiliseler Birligi ile "Ermeni lobileri" ve "Arastirma merkezleri" baslica destek kaynaklarini teskil etmektedir.

Politik Gelismeleri
1970 'lere kadar, Tasnak Ermeni terör örgütünde belirlenen ve uygulanan politikalarda esas "Sovyet Ermenistan'inin kurtulusu ve bagimsizligi" olmustur. Bu sebeple, Sovyetler Birligi'ne karsi olan düsmanliklar öncelik kazanmis, Sovyet Ermenistan'ini tutan veya Sovyet Ermenistan'ini destekleyenlere karsi acimasiz bir mücadele verilmistir. New York'taki Holy Cross Ermeni Kilisesi'nin Baspiskoposunun Noel âyini sirasinda bir Tasnak fedaisi tarafindan öldürülmesinin nedeni, onun Sovyet Ermenistan'daki durumu onaylamasidir.



1970 'lerden sonra, Ermeni Cumhuriyeti lider ve kadrolarinin ölüm ve diger sebeplerle ortadan kalkmasi ve dagilmasi, Tasnak'in politikalarinda önemli degisikliklere sebep olmustur. Artik, düsmanlik Türkiye'ye ve Türklere yönelmistir. Nitekim, 1972 de Tasnaklarin kurdugu ve teskilâtlandirdiklari "Ermeni Soykirimi Adaleti Komandolari" terör grubu da bu politika geregi harekete geçirilmistir. Tasnak'in propaganda organi olan Aztag gazetesi, "Günümüzde kurtulus mücadelelerinin de son umut ve çikis yolu olarak terörizmdir" diyerek yeni dönemin metodunu açiklamistir.

Ancak, Türkiye'nin Lizbon Büyükelçiligi'ne yönelik baskin, Tasnak'a itibar kazandirmadi. Bu olaydan sonra, "Ermeni Soykirimi Adaleti Komandolari" isimli örgütün ismi "Ermeni Devrimci Ordusu" olarak degistirildiyse de Tasnak için kurtarici olmamistir. Özellikle 1984 tarihinde Tasnak canilerinden Sasunyan'in tutuklanip, mahkûm edilmesi Tasnak politikasina önemli bir darbe vurmustur. Bu süreçte Tasnak, Amerika'da dogan Ermenilerin destegini yitirmis; nitekim, "Armenian Reporter" gazetesi, Tasnak partisinin Lübnanli, disardan gelen Ermenilerin eline geçtigini, terörizmi desteklemeyen büyük çogunluk karsisinda âciz kaldigini yazmistir.

Terörist kolun zayiflamasi, Tasnaklar arasinda ve özellikle "Büro" ve "Merkez Komiteleri" üst yönetimleri arasindaki çatismalari artirmistir. Örgütün üst yönetimi ikiye ayrilmistir. "Büro"nun güçlü adamlari, Lübnan Merkez Komitesinin temsilcileri ve önde gelen yöneticileri, Lübnan'da, öldürülmüsler veya kaybolmuslardir. 1985 yilinin sonlarina dogru artik bir Tasnak bütünlügünden söz edilemez olmustur.

Tasnak'in bu duruma gelmesinde disardan iki büyük etken rol oynamistir. Bunlardan birincisi Tasnak yöneticilerinin bazi devletlerin gizli servisleriyle iliskilerinin açiklanmasi ve bu servislerin Ermeni kiliselerin bir elde toplama çabalarinin ortaya çikmasidir. ikincisi ise ASALA - Tasnak mücadelesidir. ASALA, Tasnak yöneticileri için "Ermenilerin kanini emen ve kurutan parazitler" ifadesini kullanmistir.


Yayın Organları

Ermeni komiteleri ve terör örgütleri içerisinde propaganda konusunda büyük deneyimleri ve o nispette destekleri bulunan Tasnak, çesitli süreli, süresiz yayinlar, satin alinan radyo programlari, özel radyolar TV ve video filmleri gibi haberlesme ve yayin araçlariyla sürekli olarak amaçlarini, hareketlerini, politikalarini dünya kamuoyuna duyurmak imkânini elde etmislerdir. Birçok devlet bu bakimdan Tasnaklara özel destekler saglamis ve ilgi göstermistir.

Tasnak yayin organlari içerisinde en önemlileri ABD'de Ermenice yayinlanan "Hayrenik" ve "Asbarez" ile ingilizce yayinlanan "Armenian Weeky"dir.

Bu örgütün, katilanlarin kisitli sayilarina ragmen, Paris, Bükres, Erivan, Münih gibi yerlerde 22 dünya konferansi düzenlemesi önemli bir propaganda, yayma ve yayilma olayidir.




Tasarim & Grafik: iMECE, TURKIYE
Bu siteyi en iyi IE4.0 ve uzeri browser, 1024x768 ekran genisligi ve yuksek renk modunda izleyebiliriniz.
Her hakki MİLLETİMİZDE saklidir.